Gebelik bir kadının hayatındaki en özel dönemlerden biridir. Yeryüzüne kendi canından bir armağan vermeye hazırlanır, gebe olan her kadın. Her şey yolunda gittiyse yada gidiyorsa olağan üstü mutlu ve güzel bir süreçtir. Fakat bu dönemi sağlık sorunlarıyla boğuşarak geçiren ve bir evlat sahibi olmak için onca probleme göğüs geren ve yine de yılmadan ,bıkmadan anne olma dürtüsü ile müthiş bir mücadele veren eli bırakılıp ayakları öpülesi kadınlar da vardır.İşte bizim size bugün bahsedeceğimiz gebelikteki yüksek tansiyon da zorlu bir gebelik dönemi geçirmeye neden olan bir sağlık problemidir.
Gebelikte hipertansiyon anne ve bebek için en önemli risk faktörlerinden bir tanesidir. Hipertansiyon gebeliklerin %10-20 sinde görülmektedir. A.B.D de anne ölümlerinin %15-20si hipertansiyona bağlıdır. Gebelikte preeklampsi (hipertansiyon, ödem ve idrarda protein) görülme sıklığı %5-8 olup ilk gebeliklerde daha çok ortaya çıkmaktadır. Diğer risk faktörleri arasında anne yaşının 35ten yüksek olması, ikiz gebelik, diabet, kollagen doku hastalıkları, böbrek hastalıkları, antifosfolipid sendromu, daha önceki gebeliklerde preeklampsi görülmesi ve aile öyküsü sayılabilir.
Gebelikte hipertansiyon kriteri olarak tansiyonun 140/90 mm Hgnin üzerinde olması kabul edilir. Tanım olarak 20 haftadan sonra görülmekle birlikte hastaların büyük bir bölümünde 28. haftadan sonra ortaya çıkar.Preeklampsi daha önce kan basıncı normal olan bir hastada gebeliğin 20 haftasından sonra hipertansiyon ve/veya proteinüri görülmesi olarak tanımlanır. Preeklampsiye epilepsi benzeri nöbetlerin eklenmesi Eklampsi olarak adlandırılır.
TANI:
Kan basıncı yüksekliği gebelik hipertansiyonunda en önemli bulgudur.Preeklampside idrarda protein kaybı genellikle hipertansiyondan sonra görülen bir belirtidir. Ödem genellikle erken dönemde görülen, ancak preeklampsiye özgü olmayan bir belirtidir. Tansiyonu normal olan hastaların %35inde de ödem görülür. Özellike bütün vücutta ve yüzde görülen ödem preeklampsinin belirtisi olabilir.
Başağrısı, baş dönmesi, kulakta çınlama, donukluk ve bilinç değişiklikleri ağır preeklampside görülebilen bulgulardır ve eklampsi riskinin yüksek olduğunu gösterir. Bulanık görme, çift görme, noktasal körlük veya tam körlük ,bulantı, kusma, karın üst bölgesinde ağrı, kanlı kusma görülebilir. Karın üst kadranındaki ağrı karaciğerde kanama ve yırtılma olabileceğini düşündürür.İdrar miktarının azalması veya hiç olmaması, kanlı idrar görülebilir.
Bebekte ise en sık karşılaşılan sorun gelişme geriliğidir. Şidetli preeklempsisi olan kadınlardan doğan bebeklerin yaklaşık %55inde gelişme geriliği saptanır. Yine bu tür annelerde erken doğum daha sık görülür. Bebeğin eşinin zamansız ayrılması neticesinde bebek ölümleri nadir değildir.
TEDAVİ:
1. Gebelik 37. haftaya gelince muayenede koşullar uygunsa suni sancı ile doğum yaptırılabilir. Eğer durum sunni sancı için uygun değilse, tansiyon çok yüksek değil ve bebeğin durumu iyi ise bir süre daha izlenebilir. Gebe veya bebeğin durumu iyi değilse sezaryen de yapılabilir.
2. Antihipertansif ilaçlar ve nöbetleri engellemek amacıyla magnesiumdan yararlanılır . Preeklampsinin en iyi tedavisi DOĞUMDUR. Genel tutum ağır preeklampsili hastaların biran önce doğurtulmasıdır. Hafif preeklampside ise daha önce belirttiğimiz gibi 37. haftadan sonra doğumun gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Normal bir kadınla karşılaştırıldığında ilk gebeliğinde tansiyon yükselmesi görülen bir kadında ikinci gebeliktede aynı sorunun ortaya çıkma olasılığı oldukça yüksektir. Yapılan çalışmalarda tekrarlama riski %5 ile 50 arasında değişmektedir.
Sayfa Özeti: GEBELİK VE YÜKSEK TANSİYON
Anahtar Kelimeler: